Bize Ulaşın:

Türk Ceza Kanunu
Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği
TCK Madde 20
(1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.
(2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.
TCK Madde 20 Gerekçesi
Tasarının “Suçun faili” başlıklı maddesi değiştirilmiş olup, madde metninde Anayasamıza uygun olarak ceza sorumluluğunun şahsîliği kuralı vurgulanmıştır.
Özel hukuk tüzel kişilerinin suç faili sayılıp sayılmaması ile işlenen bir suçtan dolayı bunlar hakkında bir yaptırıma hükmedilmesi sorununu birbirinden ayırmak gerekir. Suç ve ceza politikası gereği olarak ancak gerçek kişiler suç faili olabilir ve sadece gerçek kişiler hakkında ceza yaptırımına hükmedilebilir. Bu anlaşılış, Anayasamızda da güvence altına alınan ceza sorumluluğunun şahsîliği kuralının bir gereğidir. Ancak, işlenen suç dolayısıyla özel hukuk tüzel kişileri hakkında güvenlik tedbiri niteliğinde yaptırımlara hükmedilebilecektir.
“Para cezası”nın uygulamasındaki kolaylık, tüzel kişiler hakkında da ceza yaptırımına hükmedilebileceği düşüncesine haklılık kazandırmaz. Tüzel kişiler için ancak idari yaptırım niteliğinde “para cezası” öngörülebilir. Çünkü, idari yaptırımlarla, ceza yaptırımları arasında neden, amaç ve sonuçları bakımından farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin, şirket niteliğindeki bir tüzel kişinin faaliyeti ile ilgili olarak doğan vergi borcunun zamanında ve tam olarak ödenmemesi dolayısıyla, tüzel kişi hakkında da “para cezası” verilebilmektedir. Ancak, bu yaptırımın asıl amacı, verginin zamanında ve eksiksiz olarak ödenmemesi dolayısıyla kamu maliyesinin uğradığı zararın giderilmesi ve vergi düzeninin etkinliğinin sağlanmasıdır. Bu tür yaptırımların bir ceza hukuku yaptırımı olmadığı açıktır. Vergi borcunun gerçeğe uygun bir şekilde doğmasının önüne geçebilmek amacıyla sahte belge düzenlenmiş olması durumunda ayrıca bu sahteciliği gerçekleştiren gerçek kişiler hakkında ceza yaptırımına hükmedilebilecektir. Bu durumda bile tüzel kişi hakkında verilen “para cezası”, bir idari yaptırım olma özelliğini korur. Yapılan bu yeni düzenlemeyle, tüzel kişiler hakkında da özellikle “para cezası” bağlamında ceza yaptırımına hükmedilebileceği yönündeki hukukî temelden yoksun anlayışın önüne geçilmek amaçlanmıştır.
TCK Madde 20 Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği
Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 20, ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan “ceza sorumluluğunun şahsiliği” kuralını düzenler. Bu madde, hem bireylerin haklarını koruyan hem de tüzel kişilerin ceza hukukundaki yerini netleştiren kritik bir hükümdür.
“Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.”
Bu hüküm, Anayasa’nın 38. maddesinde de yer alan temel bir güvencedir. Örneğin, bir suçun faili olmayan kişi (örneğin, suçlunun aile üyesi veya iş ortağı), sırf yakınlığı nedeniyle cezalandırılamaz. Suçun maddi ve manevi unsurlarını gerçekleştiren gerçek kişi, cezai sorumluluğun tek muhatabıdır.
“Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.”
Şirketler, dernekler veya vakıflar gibi tüzel kişiler, ceza hukuku anlamında “suç faili” sayılmaz. Örneğin, bir şirket adına vergi kaçakçılığı yapıldığında, şirket tüzel kişiliğine ceza verilmez, ancak faaliyet izninin iptali veya mali yaptırımlar gibi güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
Ceza hukuku, toplum düzenini korumak için bireysel sorumluluğu esas alır. Tüzel kişilerin “irade” sahibi olmaması, onları ceza hukuku kapsamında sorumlu kılmaz.
Tüzel kişilere yönelik para cezaları veya faaliyet yasakları, idari nitelikte olup ceza hukukuyla karıştırılmamalıdır. Örneğin, bir şirketin vergi düzenini ihlal etmesi durumunda uygulanan para cezası, “ceza” değil, kamu düzenini sağlamaya yönelik bir tedbirdir.
Tüzel kişi adına suç işleyen gerçek kişiler (örneğin, şirket müdürü veya çalışan), TCK kapsamında cezalandırılır. Tüzel kişiye yönelik yaptırımlar ise ancak suçun tekrarını önlemek amacıyla uygulanır.
